Finans

Borsanın en fazla kaybedeni ‘son giren’

Şebnem TURHAN

Borsa İstanbul’daki sert dalga boyu ve yaşanan kayıplar ile hisselerde taban seviyeler en çok borsaya pandemi ile birlikte giren yeni yerli yatırımcıyı vurdu. Analistler, çoğu kredili işlem yapan ve finansal okuryazarlık düzeyi düşük olan yatırımcıların büyük kayıplar yaşadığına dikkat çekiyor. Hesaplamalar geçmiş dönemde borsanın piyasa değerinin yüzde 1-1,5 oranında kredili işlem yapılırken geçen hafta cuma günü itibariyle bu oranın yüzde 6,5’ine ulaştığını ortaya koyuyor. Yani 4 katını aşan bir kredili işlem patlaması yaşandı.

Borsada para el değiştirdi

Kurallara göre bir kişi varlığının iki katına kadar kredi kullanarak işlem yapabiliyor. Ancak burada kredi sağlayan aracı kurumlar yüzde 50 özkaynak şartı koyuyor. Yani kredili işlem yapan kişinin varlığı özkaynağının yüzde 50’sinin altına inerse sıkıntı başlıyor. Kredili işlem yapanların özkaynak oranı yüzde 35’e düştüğünde kurumlar yüzde 50’ye tamamlamasını talep ediyor. Bu yapılamadığında kurumun müşterinin ana varlığından yüzde 50 özkaynak oranına kadar satma hakkı bulunuyor. Böylesi düşüşler ana varlığın da erimesini ve özkaynak oranının sert düşmesini getiriyor. Son günlerdeki dalgalanma ve hisse senedi fiyatlarındaki sert kayıp kredili işlem yapanların özkaynak oranının da gerilemesini getirdi. Ve oldukça yüksek miktarlarda kredi kapatmak için satış yapılması gerekti.

Hisse senedi piyasalarına yeni yerli yatırımcı girmesinin çok önemli olduğunu belirten ancak sürekli dikkatli ve uzun vadeli yatırım olarak bakmaları konusunda uyarılarda bulunan İnfo Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Mert Yılmaz son günlerdeki hareketle kredili işlemlerde sıkıntılar yaşandığını belirtti. Yılmaz, borsada para el değiştirdiğini ve son gelen yerli yatırımcının bu yaşadıkları sonrasında tıpkı 90’larda olduğu gibi borsada yeni bir küskünler grubu oluşturduğunu vurguladı.

Kredi limitleri dolduruldu

Foder Başkanı Atilla Köksal yatırımcılara “Hisse senetlerine yatırım yapmaya devam edin, ancak lütfen yatırımlarınızı bilinçli yapın, tercihen onları profesyonel portföy yöneticilerine bırakın” diye seslendi. Borsaya yeni yatırımcıların girmelerinin olumlu bir gelişme olduğunu söyleyen Köksal, şöyle devam etti: “FODER olarak geçmişte hisse senedi yatırımları yapmamış ve piyasalardaki riskleri yeterince tanımayan kişilere sürekli olarak uzman portföy yöneticileri tarafından yönetilen yatırım fonlarına yönlendirmeye çalıştık. Bunu portföy yönetimi sektörümüzün son yıllarda içinde bulunduğu rekabetin sektördeki eleman kalitesini ve portföy yönetim standartlarını geliştirdiğini gözlemlediğimiz için yaptık. Bu tavsiyeyi sadece FODER değil, başta SPK ve Borsa İstanbul olmak üzere birçok sermaye piyasası kurumu da verdi. Buna rağmen çok sayıda yatırımcı hisse senedi seçerek, her gün alım-satımlar yaparak şanslarını denemek yoluna gittiler. Bunların arasında yoğun kredi kullananlar da oldu. Piyasadaki toplam kredi miktarı düzenli olarak yayınlanan bir istatistik değil. TSPB verilerine göre 2020 Eylül’ü itibarı ile 5.8 milyar TL dolayında bir kredi hacmi vardı. Bu tutar 2019 yılının aynı ayına göre %100 artışı gösteriyor. Eylül ayından bugüne ne kadar büyümüştür bilemiyorum ama birçok aracı kurumun sermayesinin iki katına kadar olan hisse senedi kredi limitini doldurduğu piyasada konuşuluyor.”

Kredi ile yatırım yapmayın

Son günlerde yaşananların herkese hisse senedi yatırımlarının kısa vadede ne kadar riskli olduğunu bir kez daha gösterdiğini vurgulayan Köksal, “Büyüyen, sağlıklı gelişen, bilançosu güçlü şirketlere yapılan hisse senedi yatırımları uzun vadede genelde kazandırır. Ama bu tür şirketlerin hisseleri bile kısa vadede sert düşüşler gösterebilir. Unutmayalım, BİST 100 endeksinde yer alan şirketlerin bazıları bizler doğmadan vardılar, bizler öldükten sonra da var olmaya devam edecekler” dedi.

Köksal, profesyonel yöneticilerin yatırımlarını yönlendirmesinin önemine dikkat çekerek “Profesyonel yöneticiler benim gibi her an gelen haberlerden etkilenmiyor, endişeye/ coşkuya kapılmıyorlar, ani alımlar/panik satımlar yapmıyorlar. Fonlarını belirledikleri ilkeler çerçevesinde uzun vadeli bir perspektifle yönetiyorlar. Finansal konularda çok bilgili ve tecrübeli bile olsak, duygularımız bizi sürekli olarak gelen ani haberlere tepki vermeye ve genelde yanlış işlemler yapmaya yönlendirir. Kimse piyasalarda neler olacağını önceden göremez. Bu nedenle tüyolara, piyasa tavsiyelerine, kısa vadede çok kazandıracak söylemlere kulak vermeyin. Yatırımlarınızı uzun vadeli yapın, birikimlerinizi değişik yatırım araçları arasında pay edin, risklerinizi yayın ve kesinlikle daha yüksek kazanç hırsına kapılıp kredi ile yatırım yapmayın” dedi.

Öte yandan bugün piyasalar daha sakin bir gün geçirdi. Borka İstanbul endeksleri kayıpların telafi etmeye çalışırken 10 yıllık tahvil faizlerinde ve Türkiye iflas risk primi CDS’te gerileme yaşandı. 10 yıllık tahvil faizi yüzde 17,64’e kadar geriledi. Dolar/ TL ise yurtdışında doların güçlenmesine paralel gün içinde 8 liranın üzerine kadar çıktı.

Kredili işlem sistemi tamamen kaldırılmalı

Ekonomist ve Sparta&Co Kurucu Ortağı Taner Özarslan Sermaye Piyasası Kurulu’nun kredili işlem yasağı konusunda geçmiş dönemlerde çalışmaları olduğunu ancak tebliğe yansımadığını dile getirerek piyasanın aşırı kredili olduğu dönemlerde kırılganlık riskinin çok arttığını vurguladı. Özarslan, “Yatırımcıların ciddi anlamda elindeki her imkanı kullanarak krediye geçtiğini dönemlerde fiyatlar olması gerekenin üzerine çıkıyor. Bir bozulma olduğunda da sert satışlar geliyor. Ve yatırımcı zarar ediyor. Büyük yatırımcılar, spekülatif yatırımcılar ve kurumsal yatırımcıların tamamı da bu kırılganlığı takip ederek sektörün ne kadar fonlamayla borçlandığını izleyerek pozisyon alıyorlar ve zarar daha da büyüyor. Gelişmiş ülkelerin hiçbirinde uygulanmayan hisse üzerine kredi vererek marjinli işlem yapma imkanı bizde tanınıyor. Sektörümüz büyüme dönemindeyken belki ihtiyaçtı. Ancak vadeli işlem opsiyon piyasası devreye girince bunların hepsinin türev enstrümanlarla yapılması imkanı geldi” dedi. Özarslan öncelikle işlemin yapıldığı an ertesi işlem günü değil o gün kredili işlem olarak değerlendirilmesi ve aşırı alımların önüne geçilmesi gerektiğini belirterek sonuçta da kredili işlem imkanının tamamen kaldırılması gerektiğini vurguladı.

Kredili işlem yapan ikiye katlandı

Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) verilerine göre Ocak 2020’de bireysel hisse senedi yatırımcı sayısı 1 milyon 225 bin 419 kişi idi. BU kişilerin portföy büyüklüğü de 102.4 milyar lira seviyesindeydi. Pandemiyle birlikte hem genişleyici politikaların mevduat faizlerini indirmesi kazancın azalması hem de daha fazla finansmana erişim imkanı olması yerli bireysel yatırımcıyı hisse senedi piyasasına yöneltti. Böylece Şubat 2021 itibariyle hisse senedi piyasasında bireysel yerli yatırımcı sayısı 2 milyon 120 bin 76 kişiye çıktı. Geçen yıl şubat ayına göre tam 846 bin 242 yeni yatırımcının borsaya girdiğini ortaya koyuyor. Yeni yerli yatırımcıyla birlikte borsada kredi alarak alım satım yapanların sayısı da katlandı. Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği verilerine göre 2020 üçüncü çeyrek itibariyle 5.8 milyar liralık kredili işlem hacmine ulaşıldı ki bu oran 2019 yılın tamamının iki katı.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
%d blogcu bunu beğendi: