Haber

Putin ve kurmayları agresif mi? ‘ABD’nin hiçbir fikri yok…’

Rusya ve Ukrayna arasında yaşanan gerginlik pandemi haricinde, hatta şu sıralar pandemiyi de geride bırakacak şekilde, tüm dünyanın en önemli gündem maddesi. ABD ve AB ülkeleri büyük bir tedirginlik ve endişeyle birlikte sürece dahil olmuş durumda. Ukrayna-NATO yakınlaşmasının ülkenin NATO’ya üye olmasıyla noktalanmasını istemeyen Rusya, bu konuda net bir şekilde tavrını ortaya koyuyor.

ABD ise Ukrayna sınırına asker yığan Rusya’ya açıkça “Ukrayna’yı işgal edersen karşısında bizi bulursun” diyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ukrayna ve Rusya arasında arabuluculuk görüşmelerine katıldığı süreçte tüm dünya, olası bir savaşın açık ara en kötü senaryo olduğunu biliyor.

SORU İŞARETLERİNİN NEDENİ…

Ancak Rusya ve ABD’nin karşılıklı kışkırtıcı hamlelerde bulunmadığını söylemek de pek mümkün değil. Dünyayı ve bölge özelinde çalışan uzmanların aklına bir soru işareti düşüren etmenlerden biri de kışkırtmaların yanı sıra Vladimir Putin…

Dünya liderleriyle her zaman sıradışı diyaloglar geliştiren Putin’in bu tarzı elbette devlete de sirayet etmiş durumda. 1999’dan bu yana Rusya’yı yöneten Putin’in 22 yıllık iktidarının etkisiyle Kremlin’de de mesajlar içeren, zaman zaman agresif bir diplomatik tarz hakim.

Son olarak iki örnekte bu tablo karşımıza çıktı. Birincisi adeta viral olan Putin-Macron görüşmesi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un ağırlandığı masadan, Putin’in kendisine hitap şekline kadar baştan aşağı mesajlarla dolu olduğu düşünülen görüşme dünyada da geniş yankı buldu.

Macron’un 3 yerine 1 kez PCR testine girdiği için masada ve kürsüde iki lider arasında uçurumlar oluşan bir düzen tertip edildiği aktarılıyor ancak bu yine Putin’in ve Rusya’nın Batı’ya yönelik bakış açısını yansıtmıyor da denemez.

Zira Putin, misafiri Macron’un elini koronavirüs önlemleri gerekçesiyle sıkmamış olabilir ancak Fransız lidere ikinci tekil şahıs ile hitap etmeyi tercih etmesi, Macron’un Ukrayna hakkında çözüm önerileri getirdiği ve yaklaşık 6 saat süren toplantıyı şakayla karışık bir şekilde “işkenceye” benzetmesi ve basın toplantısında Fransız muhabire yanıt olarak çok sert bir biçimde “Fransa ile Rusya savaşsın mı istiyorsunuz?” diye çıkışmasının Covid’le bir bağlantısı olmasa gerek!

LAVROV’DAN ÇOK SERT SÖZLER

Bu yaşananlar hala sıcaklığını korurken 10 Şubat’ta Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İngiliz mevkidaşı Liz Truss ile bir araya geldi. Görüşmesi sonrası yapılan basın toplantısında Lavrov çok sert açıklamalarda bulundu ve toplantıda diyaloğun gidişatından dolayı “hayal kırıklığına” uğradığını aktardı ve görüşmeyi “dilsiz ve sağırın konuşmasına” benzetti.

Truss bunun üzerine “Görüşmemizde, ‘sağır ve dilsiz’ olan kesinlikle ben değildim. Mevcut durumla ilgili İngiltere’nin pozisyonunu aktardım. Rusya’nın Ukrayna’daki eylemlerini engellemek için elimizden geleni yapıyoruz. Bu konuda çok kararlıyız” ifadelerini kullandı.

Elbette kimsenin aklına dahi getirmek istemediği ancak ortada duran savaş ihtimali liderler arasında da tansiyonu artırıyor lakin beklenmeyeni yapmak, diplomaside karşı tarafı zorlamak, ters köşede bırakmak Putin yönetimindeki Rusya’nın diplomatlarının başarabildiği bir konu.

Bu noktada akıllara ilk olarak, Putin’in köpekten korkusu olan Angela Merkel’i basının karşısında köpeğiyle burun buruna getirmesi geliyor. Öte yandan bu tarz bir politikanın, iç siyaset için de gözetildiğini vurgulamakta fayda var.

Putin ikonik karelerin ortaya çıktığı toplantı sonrasında Merkel’i korkutmak gibi bir amacının olmadığını dile getirmişti. Fotoğraf: Reuters

Putin’in iktidarı üzerine işlediğimiz haberimizde görüşüne başvurduğumuz Cenk Başlamış; Putin’in Rusya’da her şeye rağmen destek bulduğu en önemli konunun, ülkenin dünya sahnesinde yeniden güçlenmesi olduğunun altını çiziyor.

‘HALKIN GURURUNU ONARDI’

“Gorbaçov’dan Putin’e Rusya’nın Sırları” ve “Vladimir Vladimiroviç Putin: Rusya’yı Ayağa Kaldıran Lider” adlı kitapların yazarı, deneyimli gazeteci Başlamış durumu şöyle tarif etmişti:

“Bu konuyu -Rus halkının gözünde- Putin’in en büyük başarısı olarak not etmek gerekiyor. Putin, Rusya’yı ayağa kaldırıp, dış dünyada önemsenen bir ülke haline getirerek halkın kırılan gururunu onardı. 1990’lı yıllar boyunca artık ciddiye alınmayan hatta alay edilen bir ülkeye dönüşen Rusya’yı, yeniden dikkate alınması gereken bir güç haline getirdi.”

Putin bu gücü elde ederken Batılı liderleri ters köşe bırakmasıyla ve bir sonraki adımının tahmin edilemez olmasıyla etkili oldu. Son yaşananlar üzerine CNN’in deneyimli Beyaz Saray muhabiri Stephen Collinson yazısında, “Putin’in bir sonraki adımının ne olacağına dair Washington’ın hiçbir fikri yok” ifadelerini kullandı ve ABD’nin Putin’in oyununa düştüğü yönünde görüş belirtti.

Şimdi tüm dünya uzun süredir olduğu gibi yine Putin’in bir sonraki adımını merakla bekliyor…

metin.aktasoglu@haberglobal.com.tr

*CNN, The New York Times, Sputnik, BBC, The Independent

Kaynak: Web Özel

Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu