Haber

Taliban’la geçen bir yıl… Tutulmayan sözler, yıkılan hayatlar!

“Zafer! Özgürlük!” Taliban savaşçıları ve komutanları Afganistan’ın başkenti Kabil’e girip ülkenin yönetimine yeniden hakim olduğunu ilan edeli bir sene oldu. Uzun süren ve milyonların hayatını alt üst eden savaşın, yine milyonların hayatını alt üst eden yeni bir sistemle sona ermiş olmasını kutlayan kalabalık Kabil sokaklarını böyle çınlatıyordu: “Zafer! Özgürlük!”

Kabil’e giren ilk birlikler arasında yer alan 22 yaşındaki Taliban savaşçısı Muhammed Zübeyr Şahab, “Bizim için bu bir kurtuluş günü. Allah’ın lütfuyla bir yılda Kabil’e güvenliği getirdik ve yolsuzluğu ortadan kaldırdık” diyor.

20 YILLIK SAVAŞ BİTTİ AMA…

Taliban’ın Kabil’i ele geçirmesi, yirmi yılı aşkın süredir devam eden savaşı bitirdi ancak aynı zamanda pek çok insanın özellikle de kadınların hayatlarını paramparça etti. Zaten zor ayakta duran bir sağlık sistemi çöktü, kadınlara yönelik baskılar ve gittikçe derinleşen bir ekonomik buhran ülkeyi belirsizliğe sürüklüyor.

Taliban, beklenmedik bir hızda ülkenin tamamına hakim olurken 15 Ağustos’ta bu tablo tamamen kırmızıya dönmüş ve Taliban dönemi yeniden başlamıştı.

Ancak tüm bunlara rağmen Kabil’de kalabalık artıyordu. Kutlamalar yapan Taliban destekçilerinin yanına sokulan çocuklar para isterken bazıları yardım ediyor, bazıları ise çocukları uzaklaştırmaya çalışıyordu. Şahab tabloyu, “Özgür olduğun zaman, zorluklara katlanmalısın” diye yorumluyor ve ekliyor:

“İşgalciler ekonominin iyi olmasına asla izin vermeyeceklerdi. Onlar sadece kendi çıkarları için buradaydılar; biz Afgan halkı için buradayız.”

BİR YANDAN PROTESTOLAR…

Kutlamalar sürerken Kabil’in başka yerlerinde Taliban yolları kapatmış ve herhangi bir gösteri düzenlenmesini engellemişti. Bunun sebebi ise kız çocuklarına yönelik eğitim yasağını protesto etmek isteyen kadın grupları. Sokaklara çıkamayanlar, sosyal medyada tepkilerini gösterdi. Bazıları ise birkaç gün önce benzer bir protestoyu dağıtan Taliban polisleri tarafından sokak ortasında darp edilmişti.

Taliban’ın misillemelerinden çekindiği için ismini vermek istemeyen bir kadın aktivist mesajında “Evimde ağlayarak oturuyorum” yazıyor ve şöyle devam ediyordu:

“Bunun bir özgürlük günü olduğunu söylüyorlar ama bizim için bir felaket. Durum giderek daha tehlikeli bir hale geliyor.”

TALİBAN’IN TUTMADIĞI SÖZLER

ABD ülkeden çıkar çıkmaz, dünyanın geri kalanını şoke eden bir hızda gücü eline alan Taliban’ın bu kez ılımlı bir yönetim sergileyip sergilemeyeceği merak konusu olmuştu. Bir kesim dış yardımlara bağımlı ülkenin bunları kaybetmemek için ılımlı olmak zorunda olduğunu öne sürüyordu ancak gelinen nokta çok farklı. Peki Taliban’ın tutmadığı iki en önemli söz ne?

“Kadınların çalışmasına ve okumasına izin vereceğiz… Kadınlar çok aktif olacaklar ama elbette İslam çerçevesinde.”

Kız çocukları okula gidemiyor. Pek çok yerde kadınlar işlerini erkeklere vermek durumunda kaldı. Endişe ile kimliğini gizleyen bir kadın “Bu işi almak ve yüksek lisansımı bitirmek için 17 yıldan fazladır zorluklarla çalıştım. Şimdi sıfır noktasına geri döndük” diyor.

1998-2019 arasında yüzde 15’ten 22’ye yükselen kadın iş gücü, 2021’de yeniden yüzde 15’e indi.

Ülkenin kuzeyinde ise daha farklı bir tablo mevcut. Taliban karşıtı kuzeyde kızların gittiği okulların çoğu kapanmadı bile. Taliban ise mutlak hakim olduğu bölgelerde, güneyde ve başkentte karışıklığa sebebiyet vermemek için elinden geldiğince bunu gizlemeye çalışıyor. The Wall Street Journal, Mezar-ı Şerif’te Cüzcan’a bağlı Mardyan’da okulları gezerek çarpıcı tabloyu ortaya koydu.

Buna rağmen bu istisnai bölge dışında Taliban, 90’larda kadınların özgürlüğünü tamamen sınırladığı tabloya geri dönmüş vaziyette.

“Ekonomimizi canlandırmak ve refahımız için çalışacağız.”

Haziran ayında BM Güvenlik Konseyi, Afgan ekonomisinin geçen yıl Ağustos ayında Taliban’ı ele geçirmesinden bu yana tahmini olarak %30-40 oranında daraldığını bildirdi. Çoğu uluslararası yardımın askıya alınması ve Afganistan’ın döviz rezervlerine erişiminin dondurulması da ülke için ciddi ekonomik sonuçlar doğurdu.

Uluslararası desteğin kaybedilmesi, güvenlik sorunları, iklim değişikliğine dair sorunlar ve küresel gıda enflasyonu, hızla kötüleşen ekonomik duruma katkıda bulunuyor.

metin.aktasoglu@haberglobal.com.tr 

*BBC, Vox, The Wall Street Journal, The Washington Post

Kaynak: Web Özel

Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu