Haber

Test merkezleri üzerindeki inanılmaz baskı



Dünyanın her yerinde vaka sayıları patladı. ABD 60 milyon vakaya doğru çıkarken Türkiye’de günlük vaka sayılarında rekor kırılıyor. Kulislerde konuşulanlara göre Türkiye’de günlük vaka sayısı 100 bin olduktan sonra bazı önlemler gündeme gelecek. Avrupa’da ise pek çok ülke yeni önlemler açıklıyor. Fransa’da ise vaka sayıları ‘roketledi’ desek abartmış olmayız. Ülke günde 200 binin üzerinde vaka açıklamaya başladı.

Bu kadar vaka açıklanması dünya üzerindeki test merkezleri üzerinde de inanılmaz bir baskı oluşturuyor. Benzeri bir baskının Türkiye’de de olduğunu söylemek mümkün, devlet ve özel hastanelerde testlerin çıkma süresi uzamaya başladı.

Fransa’da işler öyle bir hale geldi ki bazı vatandaşlar sağlık personeline testlerinin süresi uzadığı için veya farklı tartışmalardan dolayı sözlü olarak saldırıyor. Fransa’da sağlık personeline saldırmanın 4.500 euro para cezası var (yaklaşık 3 asgari ücret), aynı zamanda saldırganların belirli bir süre kamu binalarına da girmeleri yasaklanıyor.

‘PCR’LARA YETİŞEMİYORUZ’

Paris’te bir test merkezinde çalışan görevli, “Bu korkunç. İşler gittikçe daha kötüye gidiyor” dedi. Yoğunluktan dolayı bilgisayar sistemi de zaman zaman çöküyor. Özel bir laboratuvarın sahibi Franklin Bismuth merkezindeki yoğunluktan dolayı polisi çağırmak zorunda kalmış. Bismuth, “Bu Omicron paniği, tamamen bunaldık. PCR’lara yetişemiyoruz. Artık cidden temaslı olanların testini almaya başladık” demekte. Doktor Bismuth test yaptırmaya gelen vatandaşların sözlü saldırılarından da bunaldıklarını anlatıyor.

Jean ve Thierry ise başka bir test merkezinde güvenlik görevlisi olarak çalışıyorlar. Bu merkez Paris’in göbeğinde ve turistlere de hizmet veriyor. Test merkezlerindeki kuyruk bazen 300 metreye varıyor. Kuyrukta bekleyenler ise sık sık ön sıralara gelip öfkelerini güvenlik görevlilerinden çıkarıyorlar. Bir vatandaş güvenlik görevlilerine dönerek, “Bırakın geçelim, burada üç saattir bekliyoruz, sığır gibi muamele görüyoruz, hiç bilgi vermiyorsunuz” diyor.

Güvenlik görevlisi Jean, “Sakin kalmaya çalışıyoruz, insanların stresli olduğunu biliyoruz. Sonuçlarını hemen alıp gitmek istiyorlar” demekte. Dubai seyahati için PCR testi sırasında bekleyen Marie-Helene, “Günler önce randevu aldım. Burada gördüğümüz muamele inanılmaz. Kendinizden utanmalısınız” diyerek test merkezine öfkesini gösteriyor.

‘CUMHURBAŞKANI MACRON’U ARA’

83 yaşında elinde Cezayir’e olan uçak biletini sallayan Sliman Mansouri dün sabah saat 08:15’te ilk testini verdiğini 24 saat sonra test sonuçlarını eline alamadığını söylüyor ve güvenlik görevlilerine şöyle söylüyor: “Bana test sonucumu getir. Eve gideceğim, patronunu ara, Macron’u ara!”

Başka bir vatandaş ise çoğu insanın test kuyruğunda üç saat beklemeyeceğini ve test olmaktan vazgeçeceğini söylüyor.  

İstanbul’da bu sabah özel bir hastanenin test merkezinde numune alan bir görevli bugüne kadar sadece bir kez Covid olduğunu ve kendini şanslı saydığını söylüyor. Görevli bir cumartesi sabahına göre oldukça yoğun olduklarının altını çizdi. İstanbul’da şirketlere PCR hizmeti veren başka bir laboratuvarın yetkilisi ise firmaların hızlanmaları için kendilerini çok sıkıştırdığını söylüyor.

‘TEST VERMEDEN GERİ DÖNÜYORLAR’

Bu hafta içi haberglobal.com.tr’ye konuşan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Gül Ergör pek çok vatandaşın test olmadan kuyruklardan ayrıldığını ifade ederken, “İzmir Karşıyaka 500 bin nüfuslu bir yer. Devletin iki tane test verecek yeri var. İnsanları özele gitmesi lazım. Özeli herkes karşılayamayacağı için buralarda yoğunluk oluyor. Ya da test vermeden geri dönüyorlar. Aile hekimlerine gidiyorlar, test veremiyorlar. Vaka sayıları artınca hastanelerde yoğunluk olması beklenir. Yoğunluktan dolayı sonuçların çıkması gecikebilir” değerlendirmesinde bulunmuştu.

Özel sektörde çalışıp pozitif olup işe gitmemek istemeyenlerin, okuldan geri kalmamak için test yaptırmamak gibi durumların çok sakıncalı olduğunu anlatan Ergör, “Bu kişiler kendileri aşılılarsa hafif geçiriyorlar. Fakat çevrelerindeki aşısız kişileri ya da başka hastalıklarından dolayı bağışıklığı zayıf kişileri hastalandırıyorlar. Onun için bu hasta kişilerin ortadan kendilerini çekmesi lazım ki bu hastalık yayılmasın” demişti.

Kaynaklar: Le Monde, Haberglobal.com.tr

Kaynak: Web Özel





Source link

Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu