Ekonomi

TZOB: Üreticilerimiz girdi fiyatlarına yetişemiyor

Gıda fiyatları geçen seneleri aratacak seviyede yükselirken, fiyat artışının nedenlerini ortadan kaldırmaya yönelik politikalar üretiliyor. Ürünlerin ilk çıkış noktası olan çiftçilerin temsilcisi konumundaki  kurum da girdi fiyatlarının düşürülmesini sağlayacak önlemlerin alınması önerisinde bulundu.

“AYÇİÇEĞİ EKİM ALANI OLARAK İLK 10’DAYIZ, ÜRETİM HAMMADDE İHTİYACINI KARŞILAYAMIYOR”

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Türkiye’nin ayçiçeği ekim alanı ve üretim miktarı olarak 75 ülke arasında ilk 10 ülkeden biri olduğunu söyleyerek, “Ayçiçeği üretimimiz Türkiye bitkisel yağ sanayinin hammadde ihtiyacını karşılayamamaktadır. Ülkemiz ayçiçeği ithalatında 165 ülke arasında en fazla ithalat yapan ülkeler arasında yer almaktadır.

TÜKETİM ARTTI

Tüketimdeki artış nedeniyle ithalata bağımlılık devam etmektedir. Ayçiçeği tarımının sorunlarına kalıcı çözümler üretilmesi kaçınılmaz hale gelmiştir. Ayçiçeği üzerine çalışan kamu, özel sektör, üniversiteler ve meslek kuruluşları ön yargısız, ön şartsız iş birliği içinde sorunlara eğilmezlerse toplumun temel gıda ihtiyaçlarından biri olan ayçiçeği yağı lüks tüketim maddesi olarak raflarda yerini alacaktır.şeklinde konuştu.

yem 2802

“YEM SEKTÖRÜMÜZÜN VAZGEÇİLEMEZ ÜRÜNÜ”

Toplam ayçiçeği üretiminin yüzde 8,4’ünün çerezlik olduğunu belirten Bayraktar, şunları kaydetti:

“Ayçiçeğinin, fındık gibi diğer kabuklu ürünlere göre protein oranı yüksektir. Ülkemizde üretilen yağlı tohumlu bitkiler içerisinde ayçiçeği toplam yağlı tohum üretiminden yüzde 53 pay almaktadır. Halkımızın genelde bitkisel yağ olarak ayçiçeğini tercih etmesi ve ekim nöbetinde temel bitki olması önemini daha da artırmaktadır. İthalat geçmiş yıllarda çoğunlukla ayçiçeği yağı şeklinde yapılırken son yıllarda ürün ithalatı daha fazla yapıldı. 2015-2020 yılları arasında ayçiçeği ithalat miktarı 3,4 kat arttı. 2015 yılında 340 bin ton olan ayçiçeği ithalatımız 2020 yılında 1 milyon 145 bin tona yükseldi. Son 6 yılda ülkemizin sadece ayçiçeği ürünü değil, yağ ithalatı da arttı. Nitekim yağ ithalatı 2015 yılında 798 bin ton iken, 2018 yılında 498 bin tona gerilemesine rağmen 2020 yılında 805 bin tona yükseldi. Bu yılda ayçiçeği yağı ithalatının yüzde 96,4’ü ham yağ olarak yapıldı. İthalata 2020 yılında ürün, yağ ve küspe olmak üzere toplam 1,5 milyar dolar ödendi.

TÜKETİCİ MAĞDUR EDİLMEMELİ

Hasat döneminde ayçiçeği veya ayçiçeği yağı ithalatı yapılmamalıdır. Yapıldığı dönemlerde de gümrük vergisi oranlarındaki ayarlamalar üreticilerimizi mağdur etmemelidir.

incir 9017

“İNCİR ÜRETİMİNDE DÜNYADA BİRİNCİYİZ”

Dünyada oldukça sınırlı sayıda ülkede incir üretildiğini kaydeden Bayraktar, “Ülkemiz, dünyada en fazla kuru ve sofralık incir üretimi ve ihracatı yapmaktadır. Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre, 2019 yılında dünyada 290 bin hektar alanda incir üretilmiştir. İncir üretim alanı yönünden ilk iki ülke yüzde 21,7’ ile Fas ve yüzde 18 ile Türkiye’dir. Dünyada yaklaşık 1 milyon tonun üzerinde incir üretilmektedir. Bundan 125 bin ton civarında kuru incir elde edilmektedir. Dünya incir üretiminin yüzde 24’nü gerçekleştiren Türkiye, 320 bin ton ile ilk sırada yer alırken, yüzde 17,1’ini gerçekleştiren Mısır 225 bin ton ile ikinci ve 153 bin ton ile üretimin yüzde 11,7’sini gerçekleştiren Fas üçüncü sırada yer almaktadır. Toplam kuru incir ihracatı son beş yılda ortalama 50-55 bin ton olarak gerçekleşti.

İNCİR İHRACATIMIZ ARTTI

İhracatımız 2010 yılında 211 milyon dolar iken bu miktar 2020 yılında 338 milyon dolara yükseldi. Hedefimiz işlenmiş ve katma değeri yüksek değişik ürünler haline getirerek ihracatı 500 milyon doların üzerine çıkarmak olmalıdır. 10 yıllık dönemde toplam incir ihracatının ortalama yüzde 80’lik kısmı kuru incirden oluşmuştur. Bu ihracatın yaklaşık yarısı Avrupa ülkelerine ve Amerika Birleşik Devletleri’ne yapılmaktadır. Yeni pazar arayışlarını sürdürmeliyiz.” diyerek organik tarımın desteklenmesi gerektiğini savundu.

tarimsal girdi 3425

“GİRDİ FİYATLARI GIDA ENFLASYONUNUN ARTMASININ NEDENİ”

Bayraktar artan girdi fiyatları ile ilgili de, “Rekor seviyede artışları gören girdi fiyatlarına üreticimiz yetişemiyor. Girdi kullanımında düşüşe sebep olacak bu durum tarımsal üretimde azalmayı beraberinde getirerek ülkemiz gıda güvencesini olumsuz etkileyeceği gibi gıda enflasyonunun artmasına da neden olacaktır. Son 1 yılda, üretici maliyetlerinde önemli ağırlığı olan üre gübresi yüzde 130, Doğu Anadolu Projesi (DAP) gübresi yüzde 155, bazı tarımsal ilaçlar yüzde 60, besi yemi yüzde 55, süt yemi yüzde 57, sertifikalı hububat tohumluğu fiyatları yüzde 63, elektrik fiyatları ise, yüzde 56 artmıştır.

TARIMSAL GİRDİ FİYATLARI DÜŞÜRÜLMELİ

Üreticilerin üretimden vazgeçmemeleri için tarımsal girdi fiyatlarını düşürecek tedbirlerin süratle alınması, devletimizin yapması gereken en önemli görevlerden biri haline geldi. Gübrede verilen destekleri artırarak mazotta olduğu gibi gübre fiyatının da yüzde 50’si destek olarak verilmeli, destek verilmeyen yem ve bitki koruma ürünlerine destek getirilmeli, tarımsal sulamada kullanılan elektrikte vergi ve fonlar kaldırılmalı fiyatta düşüş sağlanmalıdır. Acil önlem olarak bu taleplerimizin ele alınmasını bekliyoruz.” dedi.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
%d blogcu bunu beğendi: