Haber

Birkaç vaka için ülkeyi kapatıyorlardı artık her şey serbest! Avustralya neyi hedefliyor?

Avustralya’da hükümet “virüsle yaşamaya artık hazırız” mesajı verdi. İki yıl boyunca bazılarına fazlasıyla sert gelen olağanüstü önlemler alan Avustralya yetişkin nüfusunun yüzde 95’ini aşılamayı başardı. Ancak halkın ciddi bir kesimi oldukça sıkı yönetilen 18 aylık süreçten sonra normalleşmeye ne kadar hazır olduğundan emin değil!

Örneğin bir eyalet “çok yoğun temaslı takibi” sürecini noktaladığını açıklarken insanlar Facebook’ta temaslı takibi yaptıkları gruplar kuruyorlar. Avustralya Başbakanı Scott Morrison, halka seslendiği konuşmasında kapanma dönemlerinin artık geride kaldığını aktarırken Melbourne ve Sydney’de vatandaşlar ekseriyetle evlerinde kalmayı tercih etti.

AVUSTRALYA İÇİN BİR REKOR!

Zira Omicron dalgası daha önce hiçbir dalgada görülmeyen sayılara sebebiyet veriyor. 13 Ocak 2022’de günlük 150 bin yeni vaka sınırını aşan ve rekor kıran Avustralya’da bunun öncesinde günlük vaka sayısı 3 bini hiç aşmamıştı. 28 Ocak’ta ise 134 kişi yaşamını yitirdi. Bu da ülke için bir rekordu.

Yetişkin nüfusun yüzde 95’inin aşı sürecini tamamladığı Avustralya’da buna rağmen aşı karşıtları gösterilerini sürdürüyor. (Fotoğraf: Shutterstock)

Diğer Asya-Pasifik ülkelerinden Japonya, Güney Kore ve Tayland ise Avustralya’nın gittiği yoldan gitme niyetinde değil. Gevşeme kararlarını ya bir süreliğine durduruyorlar ya da ileri bir tarihe erteliyorlar. Hatta daha da temkinli bir yaklaşım benimseyen Yeni Zelanda, gelecek dokuz ay içinde yurtdışından gelecek yolculara kademeli olarak izin verecek.

Melbourne’de görev yapan Dr. Simon Benson Avustralya’daki son tabloyu ve halkın temkinli yaklaşması durumunu şöyle aktarıyor:

“Bir anda ‘Covid akla gelebilecek en kötü şey’ pozisyonundan ‘Şimdi tamam, açılabiliriz’ pozisyonuna bu kadar keskin bir geçiş insanlarda fazlasıyla güvensizliğe neden oldu.”

Neredeyse iki yıl boyunca her dalgayı inanılmaz bir fedakarlıkla söndürmeyi başaran hatta o dönem dünyanın en uzun süreli karantinası olarak lanse edilen ve Victoria eyaletinde gerçekleştirilen 111 günlük karantinaya imza atan Avustralya neredeyse birkaç yeni vakada kapanmaya gidecek bir sertlikte virüsle mücadele etmeye çalışıyordu.

26 Temmuz 2021’de toplam 33 bin 82 olan toplam vaka sayısı 3 Şubat 2022’de 2 milyon 645 bin 825 olarak kayıtlara geçmiş durumda. 16 Ekim 2020’de 904, 9 Temmuz 2021’de ise 910 olan toplam can kaybı sayısı ise 3 Şubat 2022 itibarıyla 3 bin 989’a çıktı.

MOTİVASYON SEÇİMLER Mİ?

Avustralya Ulusal Üniversitesi’nden mikrobiyolog Dr. Peter Collignon, “Ülke, tek bir kişinin bile evinize girmesine izin vermeyen bir tam kapanma sürecinden bir anda mekanları ve her yeri tamamen açan bir ‘Endişe etmeyin’ sürecine girdi” diyor.

Maske zorunluluklarını gevşeten Avustralya, sınırlarını da uluslararası öğrencilere yeniden açtı. Bu hamlenin altında federal seçimlerin yaklaşıyor olduğu gerçeğinin yattığını da söyleyenler var. Başbakan Morrison ülkenin direktiflerle hareket geçme kültüründen bireysel sorumluluk kültürüne geçmesi gerektiğini ifade ediyor ve özgürlükleri geri almanın en kolay ve en etkili yolu olarak aşıyı işaret ediyor:

“Hepimiz aşı olacağız ve sonra 2019’da olduğu gibi parti yapabileceğiz.”

Şu gerçek de aklımızdan kolayca çıkabiliyor; Güney Yarımküre’de yer alan Avustralya yazı yaşamaya başladı. Morrison’ın da açıklamalarıyla beklentiler olağanüstü derecede yükseldi. Morrison da yetkililerin bu beklentileri fazlasıyla yükselttiğini ifade ediyor:

“Belki de fazla iyimserdik ve hala karşı karşıya olduğumuz riskler ve zorluklar hakkında daha net bir şekilde iletişim kurabilirdik.”

Her şeye rağmen, son Omicron dalgasının pik döneminde elektif ameliyatlar iptal edildi, hastalara zorunlu olmadıkça acil servise gitmemeleri tavsiye edildi, huzurevlerindeki ölüm sayıları arttı ve Ocak 2022, ülkedeki koronavirüs kaynaklı ölümlerin üçte birinin gerçekleştiği ay oldu.

‘DÜNYANIN KALANINA GÖRE İYİ GİDİYORUZ’

Hala Batı Avustralya eyaleti ülkenin geri kalanıyla sınırlarını açmış değil. Fakat Queensland Üniversitesi’nden virolog Ian Mackay “Kendimizi dünyanın geri kalanının nasıl gittiğiyle karşılaştırmak gerekirse, gerçekten iyi gidiyoruz” diye konuşuyor.

Facebook’ta toplamda 190 bini aşkın üyesi bir temaslı takip sayfası bulunan Luke Anderson ise insanların virüsle yaşama fikrine her gün daha fazla alıştığını ifade etti:

“Hızlı antijen testlerinin olmaması ve tedarik zincirindeki aksaklıkları bir kenara bırakırsak hayat gerçekten o kadar da kötü değil.”

metin.aktasoglu@haberglobal.com.tr 

*Bu haberdeki bilgilerin önemli bir kısmı The New York Times’ta “‘Live With the Virus’? For Australians, It’s Taken Some Getting Used To” başlığıyla yayınlanan makaleden derlenmiştir.

Kaynak: Web Özel

Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu